TAKI TASARIMCILAR PORTALI | BURÇİN EVRİM

BURÇİN EVRİM

Tem 26, 2010 by

Takı Tasarımcılar Portalına ait özel röportajdır. İzinsiz yayınlanamaz.
Bu defa Alev Sanatının en iyi uygulayıcılarından olan CamCam atölyasinin sahibi Sayın Burçin Evrim ile birlikteyiz. Atölyesinde çalışma ortamında bizi ağırlayan Burçin hanımdan röportaj bahanesi ile Alev Sanatının inceliklerini de uygulamalı bir ders alarak daha iyi anlamaya çalıştık.

Sonra da sizler adına ikram edilen pasta ve tatlılarımızı yerken bir yandan da derin bir söyleşiye daldık. Bu sırada portal sayesinde birçok yeni öğrencisinin oluştuğunu öğrenerek aldığımız keyif ile zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Bu görüşmede öğrendiklerimizi ve Sayın Burçin Evrim’le yaptığımız söyleşiyi sizlere aktarıyoruz.
Sayın Burçin Evrim, Alevin büyüsüne nasıl kapıldığınızı bize anlatabilirmisiniz?Cam buyuk bir tutku. Maddenin tanımsız bir hali, 4. hali. Bir zaman, bir yerde camla ilgili bir sey yapmayı hep istemiştim. Fakat bunun boncuk formunda olacağını ve camdan boncuk yapımı sanatı, alev sanatının (flameworking), profesyonel anlamda işim olacağını hiç düşünmemiştim. Üniversite eğitimimi işletme enformatiği uzerine tamamladım. Bilgisayar sektöründe bir süre çalıştiktan sonra Almanya’ da medya ve komunikasyon enformatiği masterı yapmaya karar verdim. Burada Lokman Kurşunlu’ dan özel dersler alarak temel boncuk yapımını öğrenmiştim ve cam ile esas tanışmam yurtdışında yaşarken oldu. Orada yaşadığım süre içinde alevsanatı konusunda workshoplara katıldım, fuarları ziyaret ettim ve yabancı cam sanatçıları ile tanıştım, onların benimle paylaştığı bilgi ve deneyimleri sayesinde kendimi tekniğimi ilerletme şansı buldum ve orada çok şey öğrendim.

Cam ile ilgilenmek ve bu sanatı icra etmek çevrenizde nasıl karşılandı?
Yurtdışında insanlar bilgi ve tecrübeleri konusunda çok paylaşımcılar. Orada cam boncuk sanatçılarını bir araya getiren „perlenspektrum“ adlı bir derneğimiz var; ben de derneğin Türkiye temsilcisiyim.

Ben alev sanatına profesyonel olarak devam etme kararı aldığımda iki türlü tepki ile karşılaştım: birincisi cesaretim ve radikal kararım yüzünden beni tebrik eden ve cam gibi güzel bir malzemeyle çalıştığımdan dolayı bana imrendiğini soyleyenler; ikincisi „o kadar eğitim gördükten sonra boncuk mu yapacaksın?“ diyenler. Ülkemizde her köşe başında kilosu 50 ytl den boncuk satılırken, hammadde olarak kullandığımız camın yüksek kalitesini ve ortaya çıkan boncukların farkını anlatmak oldukça zor.

Camın tarihteki ilk kullanım alanı takı. Bugün cam boncuk yapımı da ülkemizde kendine sanat ve tasarım başlığı altında yer bulmaya çalışıyor. Malzeme maliyetinin yanında tasarımın da artı değer olarak görülmesi için ülkemizde biraz daha zamana ihtiyaç var, özellikle cam ve takı gibi iki başlık bir araya geldiğinde.

Şalümo karşısında sürekli oturmak sizin için yorucu olmuyor mu?

Alev sanatını diğer cam sanatlarından ayıran, tüm yaratma süreci boyunca şalumo başında oturarak, 1200 derecede, cam çubuklarla çalışılması, yazarken kalem nasıl elimizin bir parçası oluyorsa, camın da o kadar elimizle bütün olmasıdır. Bu kadar küçük cam objeye bu kadar desen işlenebilmesi alev sanatını diğer cam sanatlarından ayırıyor. Bu teknikle yaratıan cam takıları diğerlerinden ayıransa her bir boncuğunun o kolye için özel olarak yaratılması. Tüm bu süreç zihniniz ve vücudunuz için yorucu olabiliyor. Uzun saatler ateşin başında çalışmak bedeni yorsa da ruhu beslediği için, ben vücut yorgunluğumu önemsemeden çalışmaya devam edebiliyorum.

Takılarınızı üretirken nelerden esinleniyorsunuz? Bir ilham periniz var mı?

Atölyemde tasarladığım takılar, duygulardan, anlardan, ruh hallerinden, insanlardan, hikayelerden ilham alınarak ortaya çıkıyorlar. Her yere yanımda taşıdığım ve aklıma gelenleri hemen çizdiğim ufak bir ilham defterim ve renkli kalemlerim var. Bunun yanında cama uygulanabileceğini düşündüğüm desenleri, renk kombinasyonlarını kesip yapıştırdığım, yanına da desenin işlendiği boncuğu çizdiğim büyük bir ilham defterim var.

Moda dan etkileniyor muyum? Yaratırkan tamamen modaya bağımlı kalmıyorum, ama o yılın moda renkleri renk kombinasyonları önemli bir veri benim için. Cam yaparken kullandığım 50 nin üzerinde renk var. Özellikle transparan akuamarin, topaz, opak turkuaz, fuşya çalışmayı daha cok sevdiğim renkler. Cama verdiğim formda ise modadan daha bağımsız çalışıyorum. Örneğin bu yıl mücevher tasarımında çiçek formları çok moda, bu benim için bir avantaj, çünkü camdan çiçek yapmayı zaten çok seviyorum, seneye modası geçse de ben camdan çiçek yapmaya devam edebilirim.

Bir yandan tasarlayıp üretirken, diğer taraftan eğitimde veriyorsunuz. Bu eğitimler sizin veriminizi düşürmüyor mu? Eğitimleriniz nasıl bir ortamda gerçekleşiyor?
Atölyemde kişiye ozel cam boncuk yapımı kursu veriyorum, grup olarak öğrenci almıyorum çünkü kişiye özel programla hem zamanı daha iyi değerlendiriyoruz, hem de daha verimli çalışıyoruz. Program iki kurdan oluşuyor, iki kur sonunda öğrencilerim kendi atölyelerini kuracak hale geliyorlar. Programın saatleri de tamamen kişiye özel, ister bir ayda tamamlıyorlar kursu, ister 3 ayda. Benim atölye çalışmalarım zevkli geçiyor, en azından benim için ve öğrencilerim de çok rahat ve huzurlu çalışıyorlar. Arkadaş oluyoruz bir süre sonra. Atölye de çalışırken uyulması gereken güvenlik kurallarım var, onların güvenliği ve sağlığı için şart olan kurallar. Ben alev sanatı ile hobi olarak ilgilenmeye başladığım zamandan itibaren bu işle ilgili ne kadar alet var ise hepsini topladım. Atölyem sanıyorum Türkiye’ deki en teşkilatlı boncuk atölyesi. Cam boncuk yapımında kullanılan hemen hemen her türlü el aleti, farklı şalümo, oksijen kompresörü, farklı cam markaları, cam ile kullanılan diğer yan ürünler ve çok sayıda yabancı kitap ve boncuk tavlama fırını mevcut.

Biz klasik sorumuzu size de yönelteceğiz. Takı mı, kullanıcısına güzellik katar, yoksa güzel olan mı takıyı daha gösterişli kılar?
İkisi de mümkün. Daha şık olan takının insanı, giyimini, ruh halini tamamlaması ve ona bir şeyler katmasıdır.

 

Yine bir klasik soru. Takıda, karşısındakini büyüleyen bir sır gizli midir? Bunu nasıl açıklayabiliriz?
Hayır, takının güzelliği apaçık ortadadır. Tam tersine kendini olduğu gibi sergiler. Büyüleyen, bu güzelliğin doğru zamanda, doğru yerde kullanılmasıdır.

Her gün başka bir ruh haliyle ateşin başına oturuyorum, yaptığım camın tarzı da bu yüzden değişebiliyor. Çalışmalarını beğendiğim bir çok sanatçı var, illaki bana fikir verenler de vardır. Ama tek bir sanatçı yok, bir çok sanatçı var. Akım olarak daha çok yeni formlar yaratmak, dolayısıyla kendi form verme tekniklerimi geliştirmek hoşuma gidiyor.

Eserlerinizin taklit edildiğini hiç gördünüz mü veya kopyalarına rastladınız mı? Bu soruyu da tüm tasarımcı arkadaşlarımızın bir kabusu olduğunu bilerek soruyoruz.
Benim haberdar olduğum, rastladığım bir taklit tasarım olmadı. Taklit övgünün en yoğun hali sanıyorum. En azından ben böyle iyimser bakmaya çalışıyorum.

Takı Tasarımcılarının bir dernek çatısı altında toplanması fikrini nasıl değerlendirirsiniz?

Taki tasarımı da kendi altında farklı dallara ayrılıyor; cam takı, değerli metaller ve taşlar, bijuteri tarzında tasarlanan takılar. Tasarımcıların bir araya gelmesi için diğerlerinin tasarımlarını ciddiye almalarını, tekniklerine, yarattıklarına saygı duymalarını gerekiyor. ‘Ben saatlerce çizim yapıp üretime geçiyorum, çizim yapılmadan üretilen takılar tasarım değildir’ diyen biri, çizim yapmadan kafasındakileri hayata geçiren bir tasarımcıyla ayni derneğin çatısı altında bulunmak ister mi? Ya da diğeri, onu tasarımcı olarak kabul etmeyecek biriyle ortak hareket etmek?

Bir dernek altında toplanıp, ortak hareket edebilmek için birbirinin yaptıklarına, tasarımlarını saygı duyarak yola çıkmak gerektiğine inaniyorum.

Almanya’da üyesi olduğum bir cam boncuk sanatçıları derneğinden bahsetmiştim, bu dernek bilginin paylaşımı konusunda üyelerinden çok destek görüyor, bizde ise daha çok görülen/yaşanan bilgiyi kendine saklama çabası. Bu zihniyetin değişmesi gerektiğini düşünüyorum.

Tasarımın, tasarımcının haklarının korunabilmesi , ortak sorunlarına çözümler bulunabilmesi için de bir dernek çatısı altında toplanmak fikrine çok olumlu bakıyorum.

Bize alev sanatını en başarılı uygulayan ve sizin de en çok beğendiğiniz bir yabancı, bir de yerli sanatçı adı verebilirmisiniz?Yabancı sanatçılarda bir kaç isim var; Kate Fowle Meleney ve Diana East boncuklarıyla, Michaela Möller cama hakim olma tekniğiyle bence çok iyiler. Lokman Kurşunlu’ nun bazı boncuk formlarını da beğeniyorum.

Takı Tasarımcıları Portalı hakkındaki düşüncelerinizi dobra dobra söylermisiniz?
Portal bu anlamda bir ilk. Ticari hiç bir amaç gütmemesi ve tarafsız olması bana göre iki önemli özelliği. Forumunun olmaması da doğru bir karar. Takı tasarımcısıyım diyen herkes tasarımcı mıdır gerçekten ve üye olmadan önce bir ön eleme gerekir mi gibi soruların yanıtlarını bulup, belki portalın yoluna bu şekilde devam etmesi daha iyi olabilir. Ama değerlendirmeyi yapmak çok zor. Bunun yanında tasarımla ilgili çevre ve kurumlar tarafından dikkate alınıyor olması ve portal üzerinden bize ulaşılabiliniyor olması da çok güzel bir gelişme. Portalın varlığından ve üyesi olmaktan dolayı mutluyum.

Sevgili Burçin Evrim ile sohbetimiz, bir cumartesi günü atölyesinde yapıldı. Bu röportaj için bize atölyesini özel olarak açtığı ve vakit ayırdığı, fikirlerini sizlere aktarmak üzere bizlerle paylaştığı için kendisine tekrar teşekkür ediyoruz.

Burçin Evrim’e başarılarının devamını diliyoruz.